|
Uygarlığın Doğduğu Şehir: Şanlıurfa
İlkçağdan Günümüze Urfa'da Sanat ve Edebiyat
Roma ve Bizans Dönemi (116-639) Tityanus Miladi 110 yılı civarında Dicle vadisinde bulunan Hadyab’da
(Erbil) doğmuştur. Zengin bir Süryâni ailenin oğludur. Ailesinin sağladığı
imkanlarla değerli bir öğrenim gördü. Özellikle edebiyat ve felsefeye merak
sardı. 150 yılında Roma’ya gitti. Orada Hıristiyanlığı kabul ederek devrin meşhur
kilise babalarından Justin Marty’nin talebeleri arasına katıldı. 152 yılında Roma’dan Yunanistan’a geldi. Aynı sene burada kaleme aldığı
“Uratyo Azigrikos” (Yunanlılara Hitap) adlı eserle Hıristiyanlığı, putperestlere
karşı savundu. Tekrar Roma’ya döndüğünde bu kez Valentinus’un gnostik
felsefesiyle mücâdeleye girdi. Tityanus’un bu çalışmaları Hıristiyan dünyasında
adının duyulmasına ve kilisede ünlenmesine neden oldu. Ancak Tityanus, bir süre
sonra kilisenin sapkın kabul ettiği Enkratiler veya Abstainerler diye bilinen
gnostik bir mezhebe yöneldi. Bu mezhebin esaslarının belirlenmesinde çok emeği
geçtiğinden, adeta bu prensiplerin kendisi tarafından vazedildiği kabul
edilmiştir. Tityanus ve mezhebin hararetle savunduğu ve resmi kiliseye ters
düşen fikirlerinin belli başlıları, “Hangi candan olursa olsun et yemek, şarap
içmek ve evlenmek haramdır. Adem günahtan kurtarılmıştır. İsa Mesih’in hakiki
cesedi yoktur” şeklinde özetlenmiştir. Tityanus ve taraftarları, komünyada şarap
yerine su kullanınca, bu mezhepten oldukları anlaşıldı. Artık Roma’da
kalamayacağını anlayınca 172 yılında Urfa’ya döndü. Burada kendisini tamamen
Süryâni Edebiyatı’na verdi. O dönemde Süryâniler arasında Süryânice bir İncil yoktu. İlk defa Tityanus,
Yunanca dört İncil’den derleyerek Hz. İsa’nın hayatını anlatan meşhur eseri
Diatessaron’u meydana getirdi. Bu eser Süryâniler arasında Kanuni Kutsal Kitap
olarak kullanılmaya başlandı. Ancak Urfa Episkoposu Paulus, Tityanus’un bu
eserine karşı Envangelion d’Mepharreshe adlı bir eser kaleme alarak karşı
çıktıysa da, halk Diatessaron’u kullanmaktan vazgeçmedi. Ancak bu eser, V.
yüzyılda Peşitta olarak bilinen meşhur tercümenin Urfa Piskoposu Rabbula
tarafından tamamlanmasından sonra önemini kaybetmiştir. Kilisece sapkın ilan edilerek aforoz edilen Tityanus, 180 yılında Urfa’da
ölmüştür. Tityanus’un ömrünün en olgun ve verimli yıllarında Urfa’ya gelmesi, yine
burada Hz. İsa’yı anlatan kitap yazması ve bu kitap dolayısıyla oluşan eleştiri
ortamı bu dönemdeki edebiyat ortamını göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca
Roma’dan kaçıp Urfa’yı seçmesi, o dönemlerde Urfa’nın bir sanat ve edebiyat
merkezi olduğunun açık bir delilidir. Tityanus, daha çok ilâhiyat konusunda nesir eserlere el atmıştır.
|