Özel Gün Yemekleri

Özel Gün Yemekleri

Çok zengin bir görünüm sergileyen Ahlat mutfağı özel gün yemekleri ve yiyecekleri açısından da çeşitlilik göstermektedir. Doğumdan ölüme hayatın her evresinde; halk mutfağı ve beslenme çevresinde gelenek, görenek, adet ve inanmalara dayalı bir çok uygulama ve pratik kümelenmiş durumdadır.

Yeni doğum yapan kadına; ilk olarak şekerli şerbet kaynatılır. Daha sonra da şekerli yumurta pişirilir. Buna “kayganak”, “şirin kayganak” denir. Şirin kayganak, kızarmış yağın üzerine çırpılmış yumurta dökülüp, arkalı önlü çevrilerek pişirilir. Piştikten sonra üzerine bal ya da pekmez dökülerek hazırlanır. Sütü gelsin diye yeni doğum yapan kadına yedirilir.

Yörede kadının sütünün çok olmasına yönelik diğer yiyecekler ise; “murtuva” (unla yapılan yiyecekler bölümünde tarifi verilmiştir) olarak tanımlanan un helvası, “haşil” (unla yapılan yiyecekler bölümünde tarifi verilmiştir) ve jajarodur.

Jajaronun yapılışı: Bir miktar un yağda kavrulur, su ilave edilerek yavaş yavaş kaynatılır, yağını üstüne verdiği zaman (un helvası kadar katı olmaz) şeker eklenip şekerle de kaynatıldıktan sonra kadına yedirilir.

Yeni doğum yapan kadına bu yiyeceklerden en yaygın olarak 'haşilâ yedirilmektedir. Geçmişte kadın, kız doğurursa suyla yapılan haşil, oğlan doğurursa yağla yapılan haşil (daha makbul) yedirilirdi.

Çocuk doğunca ağzını açmadan (hiçbir şey yedirilmeden) kulağına ezan okunur. Ağzına şerbet döküldükten sonra annesinin memesi verilir.

Çocuğun ilk dişi çıktığı zaman nohut ve buğday kaynatılarak “diş hediği” yapılır. Yerken siniye üzüm ve ceviz konur. Diş hediğinden evlere de dağıtılır, dağıtılan evler çocuk zeki olsun diye hedik tabağının içerisine tuz koyarak geri verirler.

Yörede geçmişte nişan ve düğünlerde yapılan uygulama ve pratiklerin büyük çoğunluğuna günümüzde de rastlanmaktadır. Nişan ve düğünlerde yemek yapana “keveni” denmektedir. Yörede keveniyle ilgili olarak “Kevenin karnı tok olur, parmağını yalasa yeter!” söylemi yaygındır.

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de; harse, ufak köfte, dolma nişan ve düğünlerin vazgeçilmez yemeğidir. Düğünden iki gün evvel “un akşamı” yapılır. Un akşamında “toy pitiği” (düğün ekmeği) hazırlanır. Toy pitiğinin ununu yedi kız, yedi gelin eler; hamuru da, yağ, süt ve unla kızlar yoğurur.

Cumartesi günü (düğünden bir gün evvel) şerbet olur. Harse düğünden bir gün evvel akşam saat 9'da tandıra konur, gece harse çalınır. Kınadan sonra harse tandırdayken köftelerin kıyması yoğrulur. Yemek işine genç kızlar karışmaz. Köfteler akşamdan yuvarlanır, hazırlanır, iki-üç kazan pişirilir. Kazanların üstü kapanır, kazanları düğün günü toy beyi bahşiş vererek açtırır.

Yörede ramazan ayına girmeden birkaç gün evvel “Ramazan hamuru” yapılarak Ramazan boyunca yenecek ekmekler hazırlanır, Ramazan alışverişine çıkılır. Ramazan'da evde özellikle; pekmez, üzüm, tahin ve zeytin bulundurulmaktadır.

Ramazan'ın ilk günü mutlaka her evde keşkek pişmekte oruç; su, tuz, zeytin ve hurmayla açılmaktadır. İftar yemeklerindeyse genellikle çorba, sulu yemek, içli köfte, pilav, sulu köfte vb. yemekler bulunmaktadır.

Sahur yemekleriyse, iftardan kalan yemeklerin yanı sıra, çortu, çörek, çay tahin, pekmez vb. hafif yemek ve yiyeceklerden oluşmaktadır.

Özellikle üç aylarda ve Ramazan ayında evlerde yapılan mevlit ve okunan Yasin-i Şerif dualarında misafirlere “kavurga” (tarifi kış hazırlıkları bölümünde yer almaktadır) ikram edilir.

Muharrem ayına “aşur ayı” denmekte; aşur ayının bitiminde aşure yapılmakta ve komşulara dağıtılmaktadır. Aşureye yörede “şirin aş” denmektedir. Aşure dağıtılan evler şirin aş tabağının içerisine tuz koyarak geri verirler. Bayramlarda mutlaka her evde “bayram çöreği” yapılmaktadır. Harse, lahana dolması, şile aşı, baklava Ramazan bayramında yapılan yemeklerdir.

Kurban bayramında tandır sürekli sıcak olur, kurban eti tandıra yapıştırılarak ve şişlere dizilerek tandırda pişirilmekte, etin bu şekilde pişirilmesine “kebap” denmekte; gelen misafirlere sürekli kebap ikram edilmektedir.

Ölünün ardından, ölen kişi yaşlıysa ilk gün, gençse üçüncü gün “ölü helvası” yapılmaktadır. Topak halinde elle şekillendirilen helvalar, iki tane ev ekmeğinin arasına konarak evlerdeki kişi sayısına göre dağıtılmaktadır.

Geçmişte ölünün kırkında; harse, ufak köfte yapılırken, günümüzde dolma, pilav, baklava türü yiyecekler yapılmaktadır.





 
Bu site Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi Sistemleri Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanmıştır.
Bu sayfa 5084 kez gösterilmiştir.