Onbeş asırlık mazisiyle savaşlar, yangınlar, isyanlar, depremler atlatarak günümüze ulaşan Ayasofya, imparatorluk mimarisi, Doğu-Batı mistisizminin birleşimi ile Osmanlı devri Türk mimarlarının ve Fatih Sultan Mehmet Han’dan itibaren onu koruyup ve güzelleştirmek için uğraşan hükümdarlar sayesinde insanlık mirasında ihtişam ile varlığını sürdürmek-tedir. İstanbul’un fethinin nişanesi olarak kabul edilen ve Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülen Ayasof-ya’nın bakım ve onarımına özel önem gösterilmiş mihrab, minber, minareler, hünkâr mahfili, türbeler ve imarethaneler gibi çeşitli kısımlar eklenerek bu mukaddes mekân tam bir külliyeye dönüştürülmüştür. İslam mimarisinin en güzel ve zarif örneklerinden olan levhalarla, nakışlarla süslenen kubbe ve duvarları yeni bir estetik ile bezenerek 481 yıl boyunca ezanlarla, salâlarla, tekbirlerle, salavatlarla gök kubbede hoş sadalarla İstanbul’da Türk- İslam varlığının en güzel nişa-nesi haline gelmiştir.Ayasofya, yüzyıllar süren Bizans ve Osmanlı tarihinden farklı izler taşıyan mimari bir başyapıttır. Fetihle birlikte camiye dönüştürülen ve 481 yıl cami olarak hizmet veren ve 1934 yılından itibaren müzeye dönüştürülen Ayasofya, 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Ayasofya Camii olarak ibadete açılmıştır.Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Türkiye Bankalar Birliği’nin destekleriyle ha-zırlanan bu eser ile Ayasofya Camii’nin, manevi atmosferi, kadim mirasını yansıtan mozaikleri ve İslam süsleme sanat-larının nadide örnekleriyle bezeli güzellikleri, bütün ihtişamıyla kıymetli fotoğraf sanatçılarımız İzzet Keribar ve Mehmed Özçay’ın objektifinden yansıyan yaklaşık 200 eşsiz Ayasofya Camii fotoğrafı gözler önüne serilmektedir.