e-kitabı okumak için tıklayınız.

Arkeoloji, geçmişi yorumlamak geçmiş ile bugün arasında bağ kurmaktır. Kadim olana dair bir söz söylemektir aslında. Çünkü sözcük anlamıyla “başlangıcı, ilki” araştırandır, yani “köken” bilimdir. Yeryüzünde bilinen uygarlıklar arasında kül-türün en erkeni, en zengini ve çeşitliliğiyle köklendiği kutlu bir toprağın mirasçısı olan kadim Anadolu toprakları, şimdiye kadar söylene geldiği üzere sadece kültürlerin bir geçiş noktası değil, aksine Antik Çağ medeniyetlerinin doğduğu ve yayıldığı, günümüzde Batı medeniyetini teşkil eden sanatsal, düşünsel, kültürel ve bilimsel değerlerin ve gelişmelerin pek çoğunun temelinin atıldığı bir kök görevi görmüştür.
Elinizdeki bu kıymetli eser, Anadolu’nun bu öncü rolünü görmezden gelmek suretiyle Antik Çağ medeniyetini sadece Helen (Yunan) toplumuna mâl edilmeye çalışılmasının karşısında bir tez ortaya koymaktadır. Arkeoloji biliminin en somut kaynaklarını en doğru bilimsel yaklaşımla ele alan bu eser, dönemin Hellen düşüncesinde olmayan “tanrılaşma” ve bu kavramın somut olarak mimariye yansıyan biçimi olan ve yine Hellas (Yunanistan)’ta bulunmayan ancak Anadolu’da yüzlercesi mevcut olan “tapınak mezar“ olgusunu büyük bir titizlikle inceleyerek bu gerçeğin bir başka önemli yönünü gün yüzüne çıkarmıştır.
Prof. Dr. Fahri Işık’ın kıymetli araştırmaları ve titiz çalışması ile geçmişten geleceğe bir bağ kurmak amacıyla hazırlanan ve bilimsel gerçeklerle ortaya konan bu eser, kutlu bir toprağın mirasçıları olan bizlere ve bilim dünyasına kazandırılmıştır.