e-Kitap

Yunus Emre

e-kitabı okumak için tıklayınız.
Yunus Emre.png
Halkın konuşma dilini en canlı şekilde kullanan Yunus Emre, Oğuz Türkçesine dayalı Anadolu Türkçesinin bağımsız bir yazı dili olarak kullanılmasında ve Türkçenin edebiyat ve kültür dili haline gelmesinde önemli bir rol oynamıştır. O, Anadolu topraklarından yükselen tüm güzellikleri, acıları, heyecanları Türk halkının diliyle dile getirmiş Türkçeye eşi benzeri görül-memiş bir ahenk kazandırmıştır. Bunu yaparken anlaşılması çok zor ve girift konuları dahi halkın anlayabileceği bir dille anlatmayı başarmıştır. Mevlana’nın Farsça dile getirdiklerini Yunus Emre Türkçe ile mükemmel bir şekilde ifade etmiş; Anadolu’da ortaya çıkan klasik şiirin söz varlığı ile anlam yapısının oluşturulmasında da önemli bir yeri olmuştur.
Yunus Emre, kimisi için eskiçağlar Anadolu’sunun kültüründen beslenen, dinler üstü, insanları bir gözle gören Tanrısız bir inanç dünyasının adamıdır. Kimisi için de Tanrı’yı insanlaştırmış, Tanrı’yı insanda gören, bütün insanlığı hiçbir ayırım gö-zetmeden kucaklayan bir düşünürdür. Kimisi için ise kendisini Tanrı aşkına adamış, bu yüzden de “yaratılanı Yaratan’dan ötürü seven”, O’nun yarattığı insanı da aynı sebeple yücelten, melâmet ehli bir sufidir. Bunların hangisi gerçekte Yunus Emre’yi anlatmaktadır? Başka bir ifadeyle Yunus Emre bunlardan hangisidir? 
Bu eser, Yunus’un bu belirtilen yanlarını değişik açılardan vurgulamaya çalışan birçok makalelerden oluşmaktadır. Ancak hiç şüphe yok ki Yunus Emre anlaşılması ve yorumlanması zaman içerisinde durmadan yeni açılımlara, yeni analizlere ve yeni algılamalara konu olmaya devam edecektir. Onun hakkında daha pek çok insan pek çok şey yazacaktır. Bu muhak-kaktır. Ama bu kitapta yer alan yazılar bir cümle ile özetlenecek olursa, şunu göstermektedir: Yunus Emre hiç şüphe yok ki başlı başına bir kültürdür.